ELECTRO FUNK

80’lerin başında tıpkı electro rap gibi patlamış furya. synth funk olarak da bilinir. 1980, hardcore funk’ın bitiş tarihi olarak bilinir. müzikal anlamda teknolojinin gelişmesi, synth’lerin clapping ve bassline olmak üzere çeşitli türlerde ortaya çıkmasının yanısıra, oldskool rap piyasasında da electro drummer, vocoder ve electro beat box’ların ortaya çıkmasıyla 81 yılının başları gibi electro funk patlamıştır. aslında clapping synth’leri 1979’daki albümünde mükemmel bir şekilde kullanan michael henderson bu akımın öncüsü olarak kabul edilir. bu akımla birlikte instant funk, midnight star, cameo, zapp, afrika bambaataa, parliament, mtume, the brothers johnson, ray parker jr, earth wind and fire , freeez , fatback band , con funk shun , don blackman, herbie hancock, kool and the gang, lakeside, ollie and jerry, positive force, one way, pleasure, rick james, slave, the gap band, switch, tom browne ve west street mob, şarkılarında electro funk’a daha fazla yer vermişlerdir. bu furyadan çıkan en sağlam topluluklar d train, dazz band, planet patrol ve jonzun crew’dir. 80’lerin ortaları gibi artık tamamen elektronikleşen müzik piyasasında, electro funk akımı da bitmiştir.bu akımı günümüzde superfunk, daft punk, armand van helden, arthur baker gibi gruplar ve müzisyenler sürdürmektedirler.

SOPHISTICATED FUNK

(bkz: pop funk) zamanında the brothers johnson, narada michael walden, ray parker jr and raydio, whispers, rufus, chaka khan, stevie wonder, skyy, bb q band, midnight star, michael jackson, jackson 5, barry white, switch, pleasure, commodores, atlantic starr gibi isimlerin icra ettikleri müzik türü. hardcore funk ile kıyaslandığında kulağa daha melodik, daha yumuşak, daha pop-umsu gelir.

P FUNK

# cameo, zapp, brick, bloodstone, brainstorm, mass production, slave, michael henderson gibi hardcore funk’ın önemli temsilcilerinin örnek aldıkları ve etkilendikleri parliament grubunun stiline verilen ad.

# parliament’in mothership connection albümünün tam ismi p-funk (wants to get funked up) olan ilk şarkısı. p harfi pure kelimesini temsil etmektedir. ice cube’un say hi to the bad guy, dr. dre’in the roach, redman’in da funk isimli şarkıları, sample olarak kullanıldığı bazı şarkılardır.

# ilk olarak 1950`li yillarin ikinci yarisinda george clinton onderliginde kurulunan `the parliament ` (ve 1960’dan sonra degisen grup uyeleri ile birlikte `funkadelic`) grubunun basi cektigi funk muzik akimi. parliament, adini degistirip funkadelic olduktan sonra “parliament-funkadelic” olarak anilmaya baslandi, ancak bu bir grup ismi olarak oldukca uzun oldugu icin zamanla grup elamanlari tarafindan “p-funk” olarak kisaltildi ve kullanildi. bu kisaltmaya daha sonra yaptiklari muzigin formati dahilinde cesitli anlamlar da yuklendi ki bu anlamlardan en onemlisi “pure” yani “formu bozulmamis saf funk”`tir. parliament-funkadelic, p-funk muzisyenleri zaman zaman p-funk`in anlami konusunda farkli aciklamalar da getirmislerdir. mesela p-funk’in grubun memleketi olan plainfield, new jersey’i de refere ettigini belirtirler.

p-funk`in sound olarak gelisiminde en buyuk payin sahibi george clinton`dan sonra ‘collins brothers’dir. ozellikle bootsy collins’in guclu ve tertemiz bas tonlari p-funk’in alt yapisi konusunda en buyuk referanstir.

entry`i bir p-funk atasozu ile bitirelim;

“i want the bomb. i want the p-funk. i want my funk uncut.”

# kafayı sıyırmış bir grup zencinin oluşturduğu felsefe akımı. şarkılarında anlattıkları yapmacık “funk mitolojisi”ne hakikaten ciddi şekilde inandıklarından korktuğum bu zenci biraderler, leziz müzik icra etmişlerdir, ama verdikleri mesajlar hakikaten de komiktir. oynak ritmler, kıç-baş sallayabilme kapasitesi, funk’ı özümseme, gibi manyaklıklarla kafayı bozmuş grup elemanlarının başını da george clinton çekmektedir. bir nevi funk dini kurmaya çalışmış olan bu soytarılar* aynı zamanda güzel müzik de yapmışlardır.

OHIO FUNK

dayton, faze o, dazz band, the gap band, ohio players, lakeside gibi ohio kökenli grupların icra ettikleri müzik türü.

NEO FUNK

kelime anlamindan yaklasildiginda anlasilacagi uzere , funk in yeniden sekillenmesi ile olusmus muzik turu. en onemli orneklerinden biri hatta yayilmasinda en onemli yerde olan faktor icin icin (bkz: jamiroquai)

JAMES BROWN

eger muzik bir din ise, james brown bu dinin son peygamberidir.”

ilmihalci papalina tava’nin funk-u sahane(tam ilmihal for funk) isimli eserinde bizlere aksettirdigine gore bu dinin gonderilmesi ve james brown hazretlerinin peygamber tayin edilmesi su sekil vukuu bulmustur;

bir gun james brown hazretleri georgia’daki evinde istirahat buyurmaktaymislar. (georgia dedigin sicak yer, hele yazin alninda, agustosun ortasinda nasil yanar amanin, gavur mincasi gibi) onceleri tatli bir sekerleme ile baslayan bu istirahat, sonralari sicagin da verdigi bir rehavet ile agir bir uykuya, bir nevi trans haline donusmus. james brown hazretlerini uykuda zanneden ev sakinleri, onu fazla rahatsiz etmemek icin, bir koseye cekilip sessizce hazretin nur cemalini seyre koyulmuslar. derken j. brown’da(tanri onu korusun) bir hareketlenme olmus, once terlemeye baslamis, ardindan elleri ayaklari seyirmeye..sanki bir kabus gorur gibi debelenip durmus yatakta. ev ahalisi ve evden cikmayan, onun secilmis oldugunu cok onceleri farketmis olan muridleri endiselenip onu bir kac kez durterek uyandirmaya calismissa da basarili olamamislar. james brown’un uyku halindeki devinimi hizlanmis, hizlanmis, bir buhranın, krizin pencesindeki bicare bir hasta gibi terler icinde kivranmaya baslamis(evet dogru tahmin ettiniz, aslinda bu hareketler j.b.’nin meshur dansinin ta kendisi..)..derken bulunduklari odada yavastan bir isik huzmesi peyda olmus, sonra james brown hazretleri’nin birden ayaga kalkmasi ile isik huzmesi nur yagmuruna donusmus ve yatagin icinde baslayan dansina devam ederek agzindan su kelimeler dokulmus:

“gedappaa, yaradanin adi ile gedappa”

sonrasi ise malumunuz, odadaki muridler bu ruhani hava ile gaza gelip almislar sazlarini ellerine, onde james brown hazretleri, arkada funky muridler yakmislar atesi, asklarini olumsuzlestirmisler.

FUNK SMOKER

dinlenilen parçanın funky ötesi olduğunu belirtmek için kullanılan terim.

rare groove diye tabir ettiğimiz kıyıda köşede kalmış ama hyper groove etkili funk parçalarının da çoğuna verilen terim.

DEEP FUNK

70’lerde kay gees, jimmy castor bunch, incredible bongo band, hamilton bohannon, lyn collins, the jbs, dyke and the blazers gibi isimlerin ve grupların icra ettikleri, bazı önemli hitlerin çoğunun oldskool rap parçalarında sample olarak kullanıldığı, leziz müzik türü. hmmm funkyy!!

C FUNK

george clinton ve ordusu parliament’in p funk faktöründen etkilenip larry blackmon ve tomy jenkins’in cameo sound’unu tanıtmak için koydukları terim.

FUNK

# soul kokenli bir muzik. soul a gore daha enerjik, daha bir dansa yonelik muzik. siki bas yuruyusleri, temel ogelerinden biri. atasi james brown sayilabilir.

funk, groove kavraminin üzerine kurulu bir müzik türüdür, bol slap’li bir heavy bass line, chicken scratch gitar ritmleri, aksak ve bol zil vurgulu davul beat’leri, saglam horn aranjmanlari, yine oldskool tarzda prophet veya obx synth’den çikacak funky bir tini, saglam perküsyon ve cowbell darbeleriyle bu kavram tamamlanir… herbie hancock ve james brown’in çikardiklari söylenir fakat the meters, tower of power, bar kays gibi gruplar funk’i tanimlayan grup olmuslardir.. funk öyle tek basina bir müzik türü degildir, belirli türlere ayrilmistir, o yüzden çogu kisi iki parça horn kuplesi duydu diye:

”ehehe disco lan bunlar abimin gençliginde dinledikleri seyler iste..”

diye garip yorumlar yaparlar, özellikle 70’lerin sonunun funk müzikalitesi disco/pop izlenimi verir, evet dogrudur ama yine de hepsi disco/funk diye kategorize edilemez. funk kendi arasinda dallara ayrilir:

kesif vücut kokusu anlamına gelen, müzik türüne de isim olmuş sözcük

70 lerde en seçkin örnekleri verilmiş geriye yapacak çok şey kalmamış, 80 sonrasında ise synthesizer lar ve drum machine lerle tekrar tekrar üretilip içine sıçılmış en sevdiğim müzik türüdür.

artık başlı başına bir tarz olmaktan çıkıp, tarzları betimleyici bir söz olmuştur. öyle ki bol slapli groove u olan bi parça x türündeyse o artık funky x olmuştur.

1980 dönemi sonrası da seçkin örnekleri bulunan ulu müzik türü. misal olarak mtume, dazz band, mcb, zapp, cameo, bernard wright, the fatback band gibi isimleri örnek verebiliriz. elbette 70’lerde icra edilen pure funk örneklerinden 2 gömlek daha aşağı kalitede parçalar üretilmiştir ve haliyle horn’ların yerini synth’ler almıştır fakat sound’ları her ne kadar synth katkılı olsa da leziz işler çıkarmışlardır bu gruplar, özellikle electro funk türünün ortaya çıkmasına sebep olarak. drum machine’ler genellikle oldskool rap parçalarına daha güzel gitmiştir, ama funk parçalarında da yamaha dx7, roland tr808, juno, linn 9000 gibi markalar o zamanlar sıkça kullanılmıştır. sonuçta her dönemin kendine has bir güzelliği vardır, funk müziğin de öyle..

7 li , 9 lu , 13 lü akorların bolca kullanıldığı müzik türü.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *