Size birkaç ipucu vereceğim ve soracağım. “Bilin bakalım, bu hangi gün?”

– Eşe dosta mütemadiyen sorulan, “ne yapacaksınız” soruları.

– Gazetelerde turizm şirketlerinin ilanlarını, internette parti ve kutlama haberlerinin araştırılması.

– Aile eşrafına ve arkadaşlara alınacak armağanların listelenmesi ve buna endeksli bütçe çalışmaları.

– … ve en sonunda, çok şanslı değilseniz, muhtemelen yine istenildiği gibi geçmeyen bir gecenin sabahında yaşanan hayal kırıklığı ve ağrıyan bir baş.

Muhtemelen, daha ilk maddeyi okurken kiminiz “yılbaşı elbetteki”, kiminiz “noel’den bahsediyorsun”, az bir kesimde, “christmas değil mi bu?” diyeceksiniz. Ülkemizin en çok karmaşa yaşadığı konulardan birisidir bu yılbaşı meselesi çünkü. Kısaca b karmaşaya değinelim önce.

Hıristiyan alemi, İsa’nın doğuşunu kutlar her yıl 25 Aralık günü. Onlar için dini bir mana içeren bu günün, bizim için bir anlamı yoktur. Ancak 25 Aralık’la özdeşleşmiş bir takım semboller vardır bildiğiniz üzre. Noel baba, süslü çam ağacı, salonda asılı duran kırmızı çoraplar ve sofralarda nar gibi kızarmış bir hindi, bunların en başlıcalardır. Bunların hepsi, Christmas kutlamalarının birer motifidir. Gariplikte burada başlıyor. Hıristiyanları 25 Aralık’ta gelenekleri dahilindeki motiflerle süsleyerek kutladığı bu günün içinden az önce bahsettiğim motifleri çıkartın, 31 Aralığa monte edin, üstüne bir de “çılgınca eğlenmeliyim” mantığını dahil edin, alın size Türk yılbaşısı. Oysa ki o günün, yeni bir yılın ilk günü olmasının dışında hiç bir anlamı yok. (Bir de ben denizin doğumgünü olması sebebiyle, küçük bir anlam taşır aslında). Nedendir bu zorlama, hiç bir zaman anlamamışımdır. (Ben yine ana temadan saptım gidiyorum, biri bana hakim olsun lütfen!)

Asli mevzumuza gelecek olursak:

Yurt dışındayken duyduğumda, hakikaten bir başka anlamlı gelen, ancak burada kimi alışveriş merkezlerinde ve bilumum TV kanallarında duyduğum zaman hiçbir şey ifade etmeyen “christmas şarkıları”. “Bu yazıyı, yılbaşına yaklaştığımız için yazıyorsun” diyenleriniz olacaktır ve kısmen haklıdırlar da. Ancak tamamiyle değil. Sürekli CD alışverişi yaptığım e-store’lardan birinde gezinirken, christmas temalı albümlerin artışı dikkatimi çekti. Bilirsiniz, bir klasiktir bu. Çok yakinen tanıdınız veya tanımadığınız bir çok şarkıcı ve grup, Kasım ayından itibaren Christmas temalı albümlerini sırayla piyasaya sürerler. Çok az sayıda christmas şarkısı söylememiş olan isim vardır herhalde diye düşünüyorum. Özgün besteleri saymayıp, geleneksel anlamda belli sayıda christmas şarkısı olduğunu düşünecek olursak ta, piyasaya çıkan bu albümlerin içerikleri genelde çok aynı gibidir.

Bir christmas şarkısında (veya ilahisinde) esas olan, kişiye kendini iyi ve mutlu hissettirmektir. Pozitif duygularla yüklü olan bu şarkıların, kötü bir içerik taşıdığı hiç görülmez. Bu da, olayın anlam ve önemine istinaden son derece normal karşılanabilir.

“I saw three ships”, “God rest ye merry, gentlemen”, “The little drumer boy”, “Silent night”, “O Tannenbaum”, “Joy to the world” gibi şarkıları bu sitede gördükçe, hangisinin nasıl ve nereden çıktığını merak ettim. Ve kendime engel olamayarak prehistorik bir araştırma içine girdim, neticede ortaya bu okuduğunuz yazı çıktı. Her Aralık ayında sıkça duyduğunuz, kimi şarkı, kimi ilahi olan bu eserlerin kökenlerine şöyle bir bakalım o halde.

Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki, hıristiyanlar, bu şarkıların tümüne, “Caroling” diyorlar. Bu kelime, flüt eşliğinde yapılan “Choraulein” adlı bir Yunan dansından türemiş. Sonraları Avrupa’ya yayılmış. Fransızlar ufak bir değişiklik yapmışlar ve flüt eşlikleri yerine kendileri şarkı söylemeyi tercih etmişler. Günümüze kadar gelen şarkıların büyük bir çoğunluğu, 1700 ve 1800’lü yıllarda yazılmış. Ancak, daha sonra yazılan ve ilahi olmayan, ancak christmas’la birebir özdeşleştirilen şarkılar da mevcut.

JINGLE BELLS: 1840’lı yıllarda Georgia’da, avukatlık, müsteşarlık, tüccarlık gibi birçok meslek denemiş olan, aynı zamanda kilisede org çalan John Pierpoint tarafından bestelendi. Tüm zamanların en bilinen şarkılarından biri oldu.

FELIZ NAVIDAD: İspanyolca da, “merry christmas” demek. Tüm dünyaya yayan ise, Jose Feliciano. Şarkının sözlerinde kayda değer hiçbir şey yok aslında. Sadece “Feliz navidad” ve “I want to wish you a merry christmas” deniliyor.

THE TWELVE DAYS OF CHRISTMAS: Bu aşamada şarkının sözlerini hatırlatmak durumundayım.

On the first day of christmas my true love sent to me:

a partridge in a pear tree

on the second day of christmas my true love sent to me:

2 turtle doves

and a partridge in a pear tree

on the third day of christmas my true love sent to me:

3 french hens

2 turtle doves

and a partridge in a pear tree

on the fourth day of christmas my true love sent to me:

4 calling birds

3 french hens

2 turtle doves

and a partridge in a pear tree

Yukarıda okuduğunuz birçok kelime mecazi bir anlam içermektedir. Örneğin, “true love” tanrı, “me” ise vaftiz edilmiş insanı ifade eder. “Calling birds”, Matta-Marcos-Lucas ve Yuhanna’yı, “Lords a-leaping” ise 10 emir’i simgeler.

SILENT NIGHT: Geleneksel bir christmas carol’dur. Sözler Avusturya’lı bir papaz olan Joseph Mohr tarafından 1818 yılında bir christmas arifesinde yazılmıştır.

AVE MARIA: Aslında katoliklerin en önemli dualarından biridir. Söz yazılmış hali, J.S. Bach tarafından düzenlenmiştir.

LITTLE DRUMMER BOY: İncil kaynaklı bilgiye göre, İsa’nın doğumu sırasında ona hediyeler vermek için doğudan gelen 3 yıldız bilimci olan Melchior, Balthazar ve Caspar’ı takip edip İsa’nın doğduğu eve gelen, ancak verecek hediyesi olmadığı için Meryem Ana’nın izniyle davul çalan çocuğun öyküsü anlatılır bu şarkıda.

COVENTRY CAROL: İsa’nın bebeklik döneminde, Kral Herod’un 2 yaşın altındaki erkek bebekleri öldürtmesi üzerine yazılmıştır. Sözleri yazan kişi bilinmemektedir.

WHITE CHRISTMAS: “Jingle Bells” gibi, dini tema içermeyen geleneksel bir christmas şarkısıdır. Denilir ki Bing Crosby yorumu, onu tüm zamanların en sevilen christmas şarkısı haline getirmiştir.

SANTA CLAUS IS COMING TO TOWN ve HERE COMES SANTA CLAUS: Bu iki şarkının kaynakları kesin olarak bilinmemekte. Christmas denince akla gelen ilk sembollerden biri olan Santa Claus’un (bizdeki adıyla Noel Baba) gelişi, beklenen hediyeleri, mutluluk ve huzur getirişine olan inançla örtüşen şarkılardır bunlar.

Az önce de bahsettiğim gibi, bu şarkıları dinlemek insana huzur ve mutluluk verir. Ancak gerçekten de, her geleneği yerinde yaşamak daha keyifli. Yurt dışında yeni yıl geçirenler, ne dediğimi gayet iyi anlayacaklardır. Sadece alışveriş ve dağıtarak eğlenme şeklinde algılanmasının dışında, o atmosferi tüm şehirce yaşamak, gittiğiniz her yerdeki süslemeleri görmek, her radyoda bu şarkıları dinlemek, gerçekten muhteşem bir duygu.

Sizlere minik bir de christmas hediyem var. Kendi christmas carol’ını kendi yapmak isteyenlere.

http://www.zefrank.com/xmas/

TÜM ZAMANLARIN EN SEVİLEN 20 NOEL ŞARKISI

1 White Christmas – Bing Crosby

2 The Chipmunk Song – The Chipmunks

3 Rudolph, The Red Nosed Reindeer – Gene Autry

4 I Saw Mommy Kissing Santa Claus – Jimmy Boyd

5 Jingle Bell Rock – Bobby Helms

6 The Christmas Song – Nat King Cole

7 Snoopy’s Christmas – The Royal Guardsmen

8 Here Comes Santa Claus – Gene Autry

9 Little Drummer Boy – Harry Simeone Chorale

10 Donde Esta Santa Claus – Augie Rios

11 Rockin’ Around The Christmas Tree – Brenda Lee

12 You’re All I Want For Christmas – Brook Benton

13 Baby’s First Christmas – Connie Francis

14 Santa Claus Is Coming To Town – Bruce Springsteen

15 Home For The Holidays – Perry Como

16 Santa Claus Is Coming To Town – Four Seasons

17 Do They Know It’s Christmas – Band Aid

18 Happy Christmas (War is Over) – John Lennon and Yoko Ono

19 May You Always – Harry Harrison

20 Grandma Got Run Over By A Reindeer – Elmo and Patsy

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *