Bir zamanlar belli başlı gruplar ve şarkıcılar vardı. Herkes onların peşinden giderdi. Sürekli olarak yeni birileri müzik dünyasında boy gösteriyor. Ama bu yeni starlar mevcut müzik türlerini icra etmenin ötesinde, müziğe farklı renkler ve sesler de getiriyorlar. Daha doğrusu, ortaya yeni yeni müzik türleri çıkıyor.

Yıllar geçtikçe, müzik dünyası her zaman dinleyicisini peşinden sürüklemeyi başarmıştır. Ama eskiden bu kadar endüstriyel anlayışlı müzik yapılmıyordu. Yani 1 ay içinde güzel bir hanım kızı veya yakışıklı geç bir oğlanı giydirip süsleyip, ağzına bir şarkı vererek müzik piyasasına fırlatmıyorlardı. Ama sanki müziğin sanat olduğu unutulduğu ve endütriyel yanının daha ağır bastığı bir çağ yaşıyoruz şimdi. Gençlerin dinleyipte coştuğu “Breatney Spears”, “Backstreet Boys”, “Take That” ve “Spice Girls” bu endüstrinin ürüleri. Ama sanırım onlarda, ataları “New Kids On the Block” gibi önce endüstri ürünü sonra da endütri atığı olmaktan öteye gidemeyecekler. Bu bahsettiğim “Ay’ın karanlık yüzü”.

Elektronik ve ritm temelli müziklerin yeni millenyumun fon müziği olacağını söylemek hiç de abartılı bir ifade olmaz. 80’lerin ikinci yarısında popüler müzikteki etkisini hissettirmeye başlayan elektronik müzik ve dans müziği , 90’larda her geçen gün popülaritesini arttırarak popüler müziğin rotasını çizen akım olmayı başardı. Bugün gözde tarzlarımız olan, Techno, House, Drum’n Bass veya Trip-Hop’ın tohumları o zamanlar atıldı. Bugün yeni jenerasyon tarafından benimsenen alternatif müzik stillerinin hepsi aslında jazz tabanlı müzikler. Ülkemizde, İstanbul jazz festivali, birkaç kulüp ve sayısı dördü geçmeyecek radyo kanalı sayesinde bu müzik türleri insanlar tarafından daha da benimsendi. Enteresan bir biçimde bu stilleri performe eden sanatçı ve gruplara olan talep büyüdü. Konserlerde bilet bulunamaz oldu. Millenium gazıyla birlikte, bu müzik türleri hayatımıza iyice yerleşti böylece. Tabi bunda club kültürünün yayılmasının da etkisi çok fazla. Kısaca Millenium çağının müziklerine göz atalım.

JUNGLE & DRUM’N BASS

Dakikada 170 varan vuruş sayısıyla müziğin en hızlı türü. Çok karmaşık bir altyapıya sahip fakat gelişmeye çok açık bir yapısı var. Her türden beslenme yeteneğine sahip. Özellikle etnik sound’larla bir araya geldiğinde çok farklı bir boyuta ulaştırıyor sizi.

Jungle, günümüzde elektroniğin iyice müziğe adapte olmasıyla birlikte yerini drum’n bass’e bıraktı. En önemli temsilcileri arasında ise, Adam F, Roni Size, LTJ Bukem, Goldie, Alex Reece yer alır.

TRIP-HOP

Başka bir yeni çağ müziği. Drum’n bass’in aksine çok ağır ritmlere inebiliyor. Bu müzikte en hissedilebilir taraf, klavyelerin yoğunluğu ve bol miktada efekt kullanılması. Drum’n bass’te bahsettiğim etnik müzik uyumluluğu trip-hop içinde geçerli. Kullanılan vokaller çok hüzünlü ve gizemli bir etki bırakıyor. Dinlendiğinde insanı derinlere sürükleyen bir havası var. Adı üstünde, tam tribal enfeksiyonlar için. En ünlü temsilcileri arasında Massive Attack, Portishead, La Roca, Marcel, De-phazz, Moby, Les Gammas, Morcheeba, DJ Krush, Marschmellows, Aim, Air, Minus 8, Tosca sayılabilir.

HIP-HOP

Arka sokak kültürü sayesinde ortaya çıkmış bir tür. Ataları arasında Rap ve Rhtym’n Blues var. Düzene, yaşama, ona, buna, sana, bana, her şeye tepki olarak nitelendirebiliriz hip-hop’ı. Onun için, sözlerden hiç bir zaman argo ve küfür eksik olmaz. Ama ciddi bir çelişki var. Alt kültürden gelmesine rağmen, bu türün sanatçı ve grupları özellikle video kliplerinde zengin görünmek uğruna her şeyi yapıyorlar. Bentley’lerden inmeyen, üstlerinde her türlü mücevheratı taşıyan, kadın, kumar, içki üçgeninde zevk-ü sefa içinde izlediğimiz bir adam, hip-hop’ın gerçek ideolojisini ne kadar yansıtır bilemiyorum. Son bir kaç yılda hip-hop’a olan ilginin azaldığını gören patronlar, bu sorunu “sample”larla çözmeyi başardılar. Kimi parçalarda müzik tarihinin en ünlü klasik eserlerinden birinin, kimindeyse zamanın en büyük hit’lerinden birinin sample’larını hip-hop ritm’lerine bulayarak hip-hop’ı yeniden canlandırmayı başardılar. Bir de hip-hop’la ayrılmaz bir unsur var ki, o da mafya. Bir çok ünlü hip-hop’çı, mafya hesaplaşmasına kurban gitmiştir. İşte en ünlü hip-hop’çılar.

2 Pac, Fatboy Slim, Wyclef Jean, Mos Def, Puff Daddy, Cypres Hill, Notorius B.I.G.

HOUSE

Belki de tüm zamanların en baştan çıkarıcı dans müziği. House, adını Frankie Knuckles’ın Chicago’da çaldığı “The Warehouse” adlı gece kulübünden almış. House’da kendi içinde bir çok kola ayrılıyor. Jazzy House, Latin House, Deep House gibi. Günümüzde bir çok müzik türüne ait parçanın House mix’i de var. Bazı rock parçalarının bile. Belli başlı DJ’ler tarafından çalındığında kimsenin yerinde duramayacğına bahse girerim. Kimdir bunlar? Frankie Knuckles, Masters At Work (Kenny Dope Gonzalez & Little Louie Vega), George Morel, Todd Terry ilk aklıma gelenler.

GARAGE

House’un ritmi biraz daha şiddetlenince, ortaya garage çıkıyor. Bu da ismini, New Jersey’deki ünlü Paradise Garage Club’dan almış. En önemli isimleri ise, Cj Macintosh, Armand Van Helden.

TECHNO

Sanırım artık techno değil de, Detroit techno demek lazım. Tüm dünyaca hazmedilmiş, bir müzik türünden öte genel bir ifade biçiminin adı olmuştur techno. Uzun zaman önce, May, Atkins ve Soundersson’un Detroit’ten dünyaya saldığı bir fikir bu. Tecno için dans müziğinin ortak dili diyebiliriz. Kraftwerk, techno’nun en büyük öncülerinden bir tanesidir. Temel amaç dans olduğu için, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine sahiptir techno. En önemli isimlerine gelince, Swen Wath, Daft Punk, DJ Spooky, Orbital ve Paul Van Dyk.

Ülkemizde yetişen yeni jenerasyonun ve şu anda yaşı 20’nin üzerindeki gençlerin (eğer popüler kültürle yoğurulmamışlarsa) tercihleri yeni çağın müziklerinden yana. Ama ortada bir gerçek var. Yukarıda kısaca size tanıtmaya çalıştığım bu müzik türlerinin dinleyicileri, eğitim seviyesi yüksek, kültürlü ve sıradışı insanlar.

Tekrar görüşmek üzere…

İnsan kalbinin dakikadaki vuruş sayısı 70 ila 80 iken, bu müzik türlerinin ki ne kadar acaba???

Ambient – 60-105

Trip-hop – 85-115

Acid-jazz – 100-115

House – 120-130

Garage120-135

Detroit Techno120-140

Acid-house125-145

Big Beat130-145

Hardcore140-165

Drum’n Bass140-170

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *